Geçtiğimiz günlerde hava savunması anlamında önemli bir adım atıldı.
Hükümet ÇİN füzelerine karar kıldı.
Üretilecek füzeler ortak yapılacak.
Amerikan büyük elçisi “müttefikler müttefik olduğu müddetçe” diye bir söz sarf etti.
Aba altından sopa gösterdi.
İyi de, bu zamana kadar batıya sırtımızı dayadıkta ne oldu?
Amerikanın müttefikliğini Kıbrıs ta gördük. “Benim verdiğim silahlarla Kıbrıs a çıkamazsın” demişti 1967 de…
Amerika teknoloji transferinde asla müsaade etmez.Bu bilinen bir gerçektir.Küresel üstünlüğünü devam ettirebilme adına edindiği teknolojik birikimini her ülkeye vermiyor. ABD eğer Çin’in verdiklerinin yarısını verseydi ihaleyi kazanacaktı.İsrail’e verir ama bize eski teknolojiyi dayatır.
Türkiye’nin f 16 savaş uçakları Amerikan yapımı. Dört yetkili subay F 16 larda gizlenmiş çipler bulunduğunu söyledi ve o dört subayda öldü.
Yalan mı bunlar?
Şartnameli ihale idi, ucuz fiyat veren Çin ihaleyi aldı.
Fakat müttefikimiz Amerika bunu kabul edemiyor.
Şahsen füzelerin Çin’den alınmasını doğru bir karar olarak görüyorum.
Helikopter ihalesinde İtalyanlar seçildi. O kadar sorun olmadı.
Çin ihaleyi kazanınca hemen dişini gösterdi Amerika.
Bu noktadan geri adım atılır mı bilemem ama en doğrusu yapıldı.
Savunma sanayinde çeşitlemeye gidilmesi, kendi silahımızı üretme konusunda tedbir alınması açıkçası mutlu ediyor beni.
Ürettiğimiz tanklar, helikopterler,nakliye uçakları,insansız hava araçları geleceğimiz için ümitlendiriyor beni.
Beşerin füzelerine karşı patriotları yerleştirmedik mi?
Yanı, zalim Beşer’e bekle, aman atma, Hollanda’dan Almanya’dan patriotlar gelsin, kuralım, sonra atarsın demedik mi?
Kendi müttefikinin böyle bir duruma düşmesi onları üzmüyor ama füze ihalesini Çin alınca celalleniyorlar.
Alsında sorgulanacak çok şey var ama soramıyorsun.
Her şey gelişmeye bağlı.
Daha çok üretmeye, daha çok büyümeye ve bunun haklı sonucu olarak da daha bağımsız hareket etme bağlı her şey…
Sevgi ve saygılarımla…